Trabzonspor'un kongreyle tescillenmeyen başkanlığını bırakıp geceyarısı şehirden kaçan Ahmet Ağaoğlu Trabzonspor'u iki kez Şampiyonlar Ligi kapısından döndüren, Rum takımı hezimetini onursal keyfiyet olarak içselleştirerek anadolu insanı nezdinde Şampiyon Trabzonspor ruhuna gölge düşüren, kendi içinde ruhen bitip tükenen mevcut yönetime destek verilmesi gerektiğini savunuyor.
Ağaoğlu şöyle diyor: "Trabzonspor'da hep yönetimlerin güçsüz düştüğü dönemlerde birileri aday olarak ortaya çıkıyor. Bu durum da camianın böylelerinin gerçek gücünü görmelerini engelliyor. Kulüp daha 10 ay önce kongre yaptı. Eğer o zaman ortaya çıkabiliyorsa çıksaydılar. Birileri mağlup olmaktan korkuyor. Trabzonspor'u düşünen, yönetim güçsüzlüğünde onu ayağa kaldırmak ister. İnsanlar bireysel hesaplarını kulüp beklentilerinin önüne alarak davranıyorlar."
Ahmet Bey'in söylemleri genel bir değerlendirme çerçevesinde ele alındığında ala ve makul yaklaşımlardır. Trabzonspor ve hatta tüm kuruluşlar için toplumsal dayanışmanın en temel sorunlarına parmak basıldığı söylenebilir. Ancak itirazlarımız vardır. Sözü söyleyen ve sözün söylendiği zaman çok önemlidir. Bir diğer ifadeyle "Her doğru,her zemin ve zamanda geçerli değildir" Yukarıdaki sözler doğrudur ama yanlış ağızdan ve yanlış zamanda örnek verilmiştir. Belli ki Sayın Ağaoğlu Trabzon'daki sosyal gerçeği hala kavrayamamıştır.
Ahmet Ağaoğlu Trabzonspor'da Özkan Sümer'den sonra "Sessiz devrim" diye nitelendirilen süreci kemal noktaya taşıyacak isimdi. En azından Trabzon kamuoyu böyle inanmıştı. Ne ilginçtir ki o gün Ağaoğlu'nun başkanlığına bugün Atay Aktuğ'u orada tutan Derin Trabzonspor karşı çıkıyor, taraftar ve sokak destekliyordu. Öyle ki, toplumsal baskı tüm adayları safdışı etmiş, Derin Trabzonspor köşesine çekilmiş, Ağaoğlu adeta başkan ilan edilmişti. Ama O, destek alamadığı Derin Trabzonspor'dan korkup geceyarısı şehirden kaçtı. Bugün ise belliki gerçeği hala kavrayamadı. Atay Bey'in çekilmesini ve kulübün önünün açılmasını isteyen sessiz çoğunluk ve taraftarın karşısına bumerang benzeri örnekle çıktı. Ağaoğlu yine dengeleri karıştırdı.
Ahmet Ağaoğlu, Aktuğ dönemiyle ilgili geriye doğru hiç analiz yapmadı. .....tarihine geri dönelim. Ağaoğlu kaçmış, kulüp ortada kalmıştı. İskender Önal'a karşı Ağaoğlu'nun yukarda serzenişte bulunduğu bireysel hesaplar öne çıkarılmış, kişisel hesabı olanlar Aktuğ'u ayağa kaldırmıştı. Atay Aktuğ bölük, pörçük ve üç adaylı böyle bir kongrenin eseridir. Buna rağmen bu büyük camia kendisine gerçek gücünü gösterecek zamanı vermiştir. Ama Aktuğ bu desteğe geçen yıl Şampiyonlar Ligi kapısından dönerek kötü cevap vermiştir. Sorumluluk almamış kendisini başkanlığa taşıyan isimleri toplumun önüne atmış ve başarısızlıktan onları sorumlu tutmuştur. Ziya Doğan'ı, Tolga Seyhan'ı Simkovyak'ı, Volkan'ı transfer eden Nevzat Şakar, Süleyman Atal, Y. Ziya Yılmaz ve arkadaşlarını transferi engelledikleri ve önünü kestikleri iddiasıyla tasfiye etmiştir.
Trabzonspor camiası Aktuğ'a inanmış yeni bir dönem daha vermiştir. Karşısına aday çıkmamış. (Osman Abanoz ciddi aday sayılmaz) Listesini dilediği gibi yapmasına imkan tanımıştır. Ama O, Trabzonspor'u yönetecek bir yönetim yerine kendisinin yöneteceği bir yönetim yapmayı tercih etmiş adeta monarşik sistem uygulamıştır. Kimseyi dinlememiş, bu tavrını da akılcı ve özgün bir duruş sanmıştır. Buna rağmen Trabzonspor camiası hiçbir yönetime vermediği desteği Federasyon seçimlerindeki yanlışlarına rağmen Aktuğ'a vermiş, 50 bin kişiyle sokağa dökülmüş, Aktuğ'un arkasında yürümüştür. Aktuğ ise yine transfer yapamayarak, Rum takımına elendiğinde nasıl bir yönetim anlayışı sahibi olduğunu kesinleştirmiştir.Başarısızlığından bu kez Şenol Güneş'i sorumlu tutmuştur. Şimdi birlik ve beraberlik çağrıları sadece çaresizlikten ibaret ve samimiyet ruhunu kaybeden davranışlardır.
Trabzonspor bugün tarihinin en kaoslu süreçlerinden birini daha yaşıyor. Özkan Sümer'den sonra zirve yapacak ve Ağaoğlu ile kemal noktasına çıkacak olan, Trabzonspor yanlış ellerde zeval noktasına doğru sürüklenmektedir. Aktuğ'a 3. bir opsiyon süreci vermek komadaki hastayı iyileştirip başa geçirmek demektir.Böyle bir yaklaşım Trabzonspor'u 20 yıl geri götürecektir.
Garip olan, bu sürecin sorumlularından biri sayılabilecek olan Sayın Ahmet Ağaoğlu, ruhunu yitirmiş, pörsümüş, kendi içinde birlik ve bütünlüğünü kaybetmiş, bir yönetime destek istemektedir.
Trabzonspor camiasının kimyası altüst edilmiş, endişe yüreklere sinmiştir. Bu noktada Ağaoğlu konuşacak en son isimdir.