'Türkiye'nin en iyi kenar oyuncusu kim?' diye sorsalar tereddütsüz herkes 'Yattara' der. Aynı Yattara ne hikmetse bu özellikleri inkar edilir ve köreltilircesine ortada oyuna başlıyor. Şenol Güneş'in bu taktiği deyim yerindeyse Konyaspor'a soluk aldırdı. Yattara, oynatılmaya çalışıldığı bölgede ilk yarı nadiren de olsa kenara geldiğinin dışında hiç etkili olamadı.
İlk maçlarında 'Altı ay iznenip, bunları mı aldılar' denilen kaleci Jefferson müthiş kurtarışlarıyla, Fabiano Eller de sigorta görevi ile kusursuzdu. Baş ağrıtan futbollarıyla Emrah ve Erdinç ikilisi rakibin pozisyon bulmasında en önemli etkenlerdi. Bu ikiliye solda Lee, ortada da Hüseyin'i ekleyin, gerisini siz düşünün artık.
Zafer, Erhan ve Tayfun üçlüsünün beceriksizliklerinden ziyade Jefferson'ın kalesinde 'Harikalar yaratması' soyunma odasına Trabzonspor'un beraberlikle gitmesini sağladı.
İkinici yarıya da ilk yarıda olduğu gibi Şenol Güneş'in taktik hataları damgasını vurdu. Hücum hattına top taşıyan, ayakta kalmaya çalışanların başında olan Szymek'i oyundan almasına anlam veremedim.
Erhan Albayrak'ın Yattara'nın ayağına basması 'Kırmızı kart' olması gerekirdi. Şenol Güneş, hakemin Erhan Albayrak'a gösteremediği kırmızı kartı Yattara'ya gösterdi ve dışarı aldı.
Gelin de yazdığıma bakın! Şenol Hoca kalkıp da Gökdeniz'i, Fatih'i, Hüseyin'i dışarı alacak değil ya! Yattara ve Szymek'in alması ile hücum organizasyonlarında zorluk yaşayan Trabzonspor'un gol yollarında ayaklarına pranga vurdu. Sonuç olarak; Trabzonspor rakibine karşı dönem dönem çaresizlik içerisinde kalırken, ligin ikinci haftasında takım düzeninde ciddi sıkıntılar olduğunu gördük. Bu anlayış ve sıkıntılar bundan sonraki süreçte Trabzonspor'u hedeflediği noktada sorunlar yumağının içerisine atacaktır. Umarım bunun sorumluları çözüm noktasında geç kalmaz. Yoksa!..