Trabzonspor'un bugün yaşadığı tarihi yıkımı anlatabilecek bir tek cümle var herhalde… Aktuğ yönetimi tarafından sıradanlaştırılan bir Trabzonspor, Şenol Güneş tarafından kimliksiz bırakılan bir takım, futbolcular tarafından adeta sabote edilen şanlı formalar ve taraftar tarafından her şeye rağmen sahiplenilen bir büyük mazi…
Hepsi bu…
Aslında böyle bir sonun yaşanacağı baştan belliydi. Büyük yanlışlarla donatılan bir transfer politikasının üstüne bir de sorumluluktan kaçan teknik heyet anlayışı eklenince olanlar oldu.
Daha Gerede kampından bile bu takımdan bu sezon hiçbir şey olmayacağını iddia eden gazeteciler demek ki yanılmamış…
Futbolcu teknik heyetini 'Doğru dürüst idman yapmıyoruz' diye suçlar, teknik heyet futbolcusunun kendisine inanmadığını bile bile göreve devam eder, yönetim trilyonlarla kurduğu kadroyu 'Ruhsuzlar' sınıfına koyar…
Peki böyle bir ekipten kim ne bekler?
İte kaka buraya kadarmış.
Bu takımın yeniden ayağa kalkması için hoca değişikliğiyle kan değişimini uygun gören yönetim, Şenol Güneş'in istifa ettiği ilk gün yazdığımız gibi, asıl kan değişimini kendi içinde yapması gerektiğini unuttu nedense.
Yönetimin göreve bu şekilde devam etmemesi gerektiği yönündeki eleştiriler ne hikmetse hep yanlı, taraflı gibi yorumlandı ancak tribünün sesi hep yok sayıldı.
Aslında Sivas maçında İstanbul'da başlayan homurdanmalar, Şenol Güneş'in istifasıyla sonuçlanan 2-0'lık Manisa mağlubiyetinde yönetime yönelik büyük protestolar haline dönüşmüştü.
Yönetim, işte bu noktada kendi adına da çıkarılması gereken dersler olduğunu düşünmesi gerekirken, Şenol Güneş'in gitmesiyle ortalığı toz pembe göstermeye çalıştı.
…Ve bugün bu yönetim gereksiz demogojilerle bu noktaya kadar getirdiği takımla 10 milyon taraftarı olan bu camiaya öylesine kan kusturdu ki, bırakın toz pembe tabloyu, kafamızın üstündeki kara bulutların yarattığı kabustan bile kendimizi kurtaramaz olduk.
Açıkçası futbolculara suç bulmanın anlamı yok. Başların ayak, ayakların baş olduğu bir yerde, imam ne yaparsa cemaat de onu yapar misali yönetiliş tarzına uyum sağlayan bir kadroyla nasıl başarı aranır ki Allah aşkına?
Yönetim, Trabzonspor üzerinden oynadığı büyük kumarı kaybetmiştir, bu saatten sonra kongre kararı almamak Rus ruleti oynamaktan başka bir şey olmayacaktır.
Bugünkü Divan Kurulu toplantısı kulübün önünü açmak için iyi bir fırsattır sayın Başkan.
İnat etmenin artık bir anlamı olmadığının farkına varın ve kongre kararınızı bugün tüm camiaya müjdeleyerek hem kendinize hem de camiaya bir 'Oh' çektirin.
Kumar oynayarak kendinizi bitirdiniz.
Hiç değilse işi Rus ruletine dönüştürüp de Trabzonspor'u da bitirmeyin.