Belediye Başkanımız Sayın Volkan Canalioğlu görevinin ikinci yılında düzenlediği basın toplantısında bir görüntü vardı. Sanki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın öfkeli yaklaşımlarını sergiliyor.
Basın toplantısındaki konuşmasında hata ve eksik kabul etmiyor. Kabul ettiği başarısızlığı ise yine başkalarına yüklüyor. Bir de yeni bir üslupla tehdit yöntemi geliştiriyor.
Basın toplantısında 4 ana unsur ortaya çıkıyor.
1-Seyyar sorunu
2-Denetim raporu krizi
3-Trabel tartışmaları
4-Trabzon’u sevmekle eşdeğer olmak
Bizi esas şaşırtan Volkan Bey’in ‘Ben’ merkezli yürüyüşü...
Yerine göre muhalefeti, yerine göre kendi partisini ve yol arkadaşlarını ve yerine göre devletin diğer kurumlarını yok sayıp ‘Ben, yaratıyor. Sonra Bu ‘Ben’i sevmenin Trabzon’u sevmekle eşdeğer olduğunu ileri sürüyor. Ya sevmeyenler!.. Onlar Trabzon’u da sevmiyor! Seyyar sorunu Başkanın birincil sorunuydu. Başarısız olduğunu söylüyor ama suçu başkasına yüklüyor. Bakın neler diyor “Seyyar konusunda başarılı olamadık. Bunda en büyük etken devletin diğer kurumlarının bize destek olmamasıdır. Seyyar konusunda geldiğimiz noktada çok etkili olamadığımızı açık ve net biçimde söylüyorum. Ama sebeplerini de ortaya koyarak söylüyorum.
Seyyarların satış sonrası bıraktığı pisliği de benim temizlik işçisi arkadaşım temizliyor. Ama bir hamlemiz daha var. O hamleden sonrada durum aynen devam ederse biz oraları
temizlemeyeceğiz. Orada o pisliklere ve sağlıksız ortama diğer kamu kuruluşları bakalım ne diyecekler. Herkes üzerine düşeni yapacak. Yapmazlarsa biz de televizyonlara çıkar görev yapmayanları ve ne amaçla yapmadıklarını tesbit ederiz”
Sahi Başkanımız Sayın Volkan Canalioğlu şimdi ne demek istiyor? Üstü kapalı kimleri tehdit ediyor? Çöpleri toplamayarak kimi rezil edeceğini düşünüyor?
İnanınız şaşırdık kaldık. Eğer bu sözlerden kastettiği polis teşkilatı ise bakın o konuda neler söylüyor “Bana kimse yardım etmiyor” sözleriyle çelişiyor. AB uyum yasaları çerçevesinde emniyetimizle operasyona gittiğimizde emniyetimiz ‘Ancak karşı konulursa müdahale edebiliriz’ diyor. Bu da zabıtamızın mukavemetini kırıyor”
Bu sözleri söyleyen de yukarıdaki sitemleri gönderen de aynı Belediye Başkanı ve üstelik aynı basın toplantısında!... Polisten acaba başka ne bekliyor?
Başkan Sayın Volkan Canalioğlu seyyar konusu karşısındaki yenilgisini yanlış bir tutumla izah ediyor. Devletin tüm birimlerini töhmet altında bırakırken kendinden önceki AKP’li eski Başkanlardan Niyazi Sürmen’in aynı hükümet mensubu Belediye Başkanı olarak görev yaptığı sürede bile bu işi çözemediğini görmezden geliyor.
Öyleyse seyyar sorunu için yeni bir yol haritası gerektiği gözleniyor. İşte temel sorun burada öne çıkıyor. Başkanımız Sayın Volkan Canalioğlu ‘Ben’ merkezli bir anlayışla çalıştığı için, kendi partisinin mensubu belediye meclis üyeleri ve diğerleri de dahil ekip çalışmasından uzak durduğu için yürüyemiyor.
Yürüyemenler gibi hep böyle yanlış şeyler söylüyor.