Trabzon bu sezon iki mutsuzlukla boğuşuyor. Fındık sorununun yanısıra Trabzonspor'daki kötü gidişat kitleleri umutsuzluğa sürüklüyor.
Ne fındıktaki endişe ne de Trabzonspor'daki vaziyet umut vadetmiyor. Kent insanı her sabah ve her saat bu iki konuyla kahroluyor.
Trabzonspor'daki gidişat kentin tüm müesseselerinde derin bir tepkiyi bağrında yaşatıyor. Umutsuzluk duygusu her geçen gün kabarıyor. Taraftar son yılların en kötü takımıyla karşılaştığını düşünüyor. Fatih Tekke'nin satışının o günlerde oluşturuduğu müsbet konsensus parçalanarak aleyhe dönüşüyor. Kimse geminin denizde karşılaştığı fırtınalar veya sorunlarla ilgilenmiyor. Herkes kıyıya yaklaşan geminin durumunu değerlendiriyor. Zaten toplum psikolojisi her zaman böyle seyrediyor.
Trabzonspor kongresi, Sayın Nuri Albayrak'ı müthiş bir güven ve kendisinin de beklemediği bir sonuçla başkanlığa taşıdı. Çok adaylı listede Sayın Albayrak arzuladığı yönetimi oluşturamadı. Yeni bir yönetim yapması yönündeki kongre baskılarına da direndi. Ancak sonuç ortada... İş hayatında bunca başaraya imza atan Başkan Albayrak spor deneyimine rağmen acaba neden profesyonel bir ekip kurup onlarla çalışmadı? Neden bu sonuçları zamanında doğru okuyamadı?
Gelinen nokta hiçte iç açıcı değil... Trabzonspor hala takım olamadı. Dün sabah uğradığımız üç ayrı işkolundan mağazalarda aynı konular tartışıldı. Çoğu kombinesini ya askıya aldı ya Antep ve Apoel maçlarına bağlı olarak kulüp başkanına göndermeye hazırlandı.Taraftar yönetime çok erken kırıldı. Bize göre yönetim en büyük hatayı hoca ile yaptı. Halbuki Başkan Albayrak'la ayaküstü bir sohbetimizde Türkiye'yi tanıyan hocalardan yanaydı. Lucescu olmazsa "Yerli hoca" diyordu. Sonra Almanya kampına kadar tüm transferleri tamamlamayı hedefliyordu. Olmadı, olamadı. Belli ki tüm çabalarına rağmen Albayrak yalnız kaldı. Arzuladığı ekibi kuramadı ve galiba başaramadı!
Şampiyonluk umutları veya yarışan takım hayal oldu. Yine 2006-2007 sezonu başlamadan hüzünle son buldu.Yeniden içimize dönecek kim haklı, kim haksız deyip çekişeceğiz. Aynı yönetimin sezonu tamamlayıp tamamlayamayacağına dair senaryolar üreteceğiz. Sezon ortasında yönetimi gönderip yeni yönetimler için tekrar ikiye üçe bölüneceğiz. Birlik ve bütünlük içinde olunmadan başarıyı yakalayamayacağımızı bileceğiz ama yine de bütünleşemeyeceğiz.
Başkan Nuri Albayrak Vestel Manisaspor müsabakası sonrası hakemlere olan tepkisini "Bunların hepsi çete" ifadesiyle dile getirdi. Bu sözler tepkiden çok öfkeli ifadelerdi. Başkan’ın sözleri amacını çoktan aştı. Böyle konuşmamalıydı. Herkes konuşsa bile Albayrak maçlardan hemen sonra yorum yapmamalıydı. Aldığımız bilgiye göre Trabzonspor Başkanı Albayrak disipline sevkedildi.
Haluk Ulusoy'u Başbakan'a rağmen Federasyon başkanlığına taşıyan en temel dinamik daha ikinci haftada darbeyi Ulusoy'un hakemlerinden yiyordu. Maalesef kader Trabzon'a ve Trabzonspor'a böyle bir yazgı biçiyordu. Biz Haluk Ulusoy'u; "İmtiyaz elde etmek için değil hakkımızı korumak adına destekliyoruz" diyen Nuri Albayrak korktuğu gerçekle çok erken yüzleşiyordu.