Kim ne derse desin Trabzonspor takımı stresi kaldıramıyor. Bu Samet Aybaba, Ziya Doğan, ve Şenol Güneş döneminde de hep böyleydi. Stres altında hiç organize olamıyor takım. Teknik direktörlerin değişmesine rağmen bu değişmiyorsa demek ki Trabzon’un ortamından kaynaklanıyor. Tabi bunda 20 yıldır gelmeyen şampiyonluğunda çok etkisi var.
Bugünki maçın son 5 dakikası (90 dakikadan sonra) hariç takım sanki hazırlık maçı oynuyor. Futbolcuların çoğunluğu ezik oynuyor. Top benden gitsinde ne olursa olsun diyorlar. Sorumluluk alıp haydi arkadaşlar deyip takımı ateşliyecek adam sayısı yok denecek kadar az. Hadi bundan vazgeçtik, Trabzonspor’lu oyuncular yüzleri kendi kalelerine dönük oynuyorlar. Bunun iki sebebi var: kendine güvensizlik ve takım arkadaşının ne yapacağını bilmeme. Hadi birincisi psikolojik diyelim. Yahu takımda üç pası peşpeşe yapacak oyuncu yok. Symek’te uymuş herkese. Yattara ver kaç deniyor top gelmiyor. Symek deniyor top geri gelmiyor. Hele Lee, adam tank gibi orta sahayı geçmeye çalışıyor ama ver kaçı daha başlamadan bitiyor.
Bu ilk yarı boyunca böyleydi. Yahu sabırlı olmak güzelde sonunda sınırı var. Bir hafta iyi oynadı diye oyuncuyu 70 dakika oyunda tutmak zorundamısın. Ibrahim Ege’yi son haftalarda oyuna soktun ve gerçektende çocuk kendine geldi. Bu maçtada çok ihtiyacın vardı ortasahada, neden oyuna almadın? En son sorumda şu: bu kadar tecrubeli teknik adam olmanıza rağmen niye oyuncu değişikliklerini rakip takımdan yarım saat sonra yapıyorsunuz? Hani Trabzonspor kendi oyununu rakibe kabul ettirecekti. Baktın oyun tıkanmış, Jun’u ve Ibrahim Ege’yi niye devre arası motive etmiyorsun ve oyuna almıyorsun. Lee sapır sapır dökülürken rakip kalesine ilk şutumuzu oyunun dördüncü çeğreğinde atan Volkan’ı niye oyuna daha önce sokmuyorsun. Artık devir değişti. Futbol artık pasif oynanmıyor. Oyun içerisinde devamlı taktiksel değişiklikler gerekli, rakibin oyununu bozmak ve rakibin tahmin edemiyeceği boşlukları yaratmak zorundasınız aksi takdirde takdiğinizin çözülmesi için bir sezon geçmesine gerek yok, iki üç maç yeter. Ondan sonrada böyle elin kolun bağlı seğredersin.
Anlaşılan o ki takım taktik anlamda belli seviyeye getirilememiş. Sanki hala hazırlık döneminde. Geçen hafta ışık verdi ama bu hafta söndü. Eğer bu haftaki gibi 4 maç daha yaşanırsa bu takım şampiyonluğa vede eder çünki üzeri örtülmüş çok sorun var yaz döneminden dolayı. Ondan sonra en azından bir kaç oyuncu, teknik takım ve yönetimde şampiyonlukla beraber gider. Yahu bu stres niye? Bu taraftar sizi elin mahelle takımına yenilmenize rağmen bağrına basmadımı? Siz iyi oynayın yüreğinizi koyun maça zaten bu taraftar sizi hiç yanlız bırakmaz. Bu stres niye? Hadi oyunculardan vazgeçtik, Şenol hocamızdaki bu stres niye. Tamam takım haksız bir penaltı sonucu berabere kaldı ama siz iyi oynadık ama olmadı diyebiliyormusunuz? Önemli olan bu. Takımın kolej havası gitmiş. Eski oyuncular yeni gelen adamları dışlıyor besbelli. Eller Jeffersona atıyor topu sıkışınca çünki Erdinç’e atınca top aynen ona geri geliyor. Allahtan kürşat geldi. Belki o Eller’e elini uzatır. Takımda 2 senedir oynayan Yattara’yı bile daha yeni kabullendiler. Herhalde futbolcular birbirlerini kazandıkları para miktarı ile değerlendiriyorlar. Eğer öyleyse bu takım zaten bu sezon şampiyon olamaz.
MHK’yede bir sözüm var. Emeklilik çağını çoktan geçmiş eski hakemlere maç vererek tam bir katliama sebebiyet veriyorlar. Geçen hafta Metin Tokat bu hafta sayın Ersoy. Ne doğru düzgün koşup pozisyon takip ediyorlar nede “yeni” kuralları uygulayabiliyorlar. Yattara şampiyonlar ligi maçında düdükten sonra topa sinirle vurdugu ikinci sarıyı nasıl yedi bari onu hatırla. Malatyaspor’lu oyuncu topu tribune gönderdi, bizim hakem gidip oyuncunun kafasını okşuyor. Bir penaltı attırdı evlere şenlik. Burada kesinlikle kötü niyetli demek istemiyorum çünki kul hakkı yemek istemem. Fakat.. Erol Ersoy’un artık emekliliği gelmişte geçiyor bile. Eğer devam etmek istiyorsa biraz kilo verip kondisyonunu yükseltsin ve yeni kuralları bir güzel öğrensin. Hangi takım olursa olsun bilgisizliği yüzünden hak yemesin.
Sonuç itibari ile rahat alacağı üç puanı alamayan ve bir puanı son dakikada kapan Trabzonspor’da artık herkes şapkasını önüne koymalı ve takımdaki düşüşü durdurmalı. Bunları şu andaki puan durumundan dolayı söylemiyorum. Puan durumuna bakarsak kaybedilmiş bir sey yok. Benim derdim takımın oynadığı oyunun dağınıklığı ve oyunculardaki korkaklık. Atın artık şu stresi üzerinizden. Çıkın oynayın futbolunuzu. Böyle oynayıp şampiyon olacağınıza iyi oynayın ve yine gönüllerin şampiyonu olun yeter.
Sevgiyle kalın.