Takımın başında Türk Milli Takımı’nı Dünya üçüncüsü yapan Şenol Güneş…
Forvette, Türkiye Süper Ligi Gol Kralı Fatih Tekke, Çek Cumhuriyeti Gol Kralı Tomas Jun…
Forvet arkasında, Avrupa'da her takımda rahatlıkla oynayabilecek futbol sihirbazı Yattara…
Sağ kanatta tartışmasız en istikrarlı ve en başarılı yerli sağ kanat savunucusu Emrah...
Sol kanat sıkıntısı çekilen ülkemizde üç süper alternatif Volkan, Celaleddin ve Lee…
Ortada Polonya Milli Takımı’nın dinamosu Szymkoviak…
Arkasında son iki milli maçta takıma hayat veren Hüseyin, Ümit millilerin vazgeçilmezi Adem…
Yine hücumda, tüm Anadolu kulüplerinin ısrarla istediği süper yedek Mehmet Yılmaz…
Kalede Brezilya'dan ümit vaadeden genç Jefferson…
Hemen önünde en çok eleştirilen ancak takımın en iyisi Fabiano Eller…
Peki size ne oldu böyle beyler?
***
Sivasspor'a kaybetmek doğal.
Bu takım Anorthosis'e kaybetmiş…
Sivasspor Anorthosis'den iyi bir takım olduğuna göre, sonuç normal...
18 Takımlı ligde haftanın en kötü futbolunu oynayan takım olmayı başarabilmek,
doğal yapısına ve başarılarla dolu geçmişine aykırı olan ürkek ve korkak futbolu benimsemek, bunun sonucu pozisyon üretememek; işte bunlar anormal…
İyi ki Trabzonspor fikstür gereği Kayserispor'la ilk hafta oynamış ve kazanmış. Maç yarın olsa o üç puan da hayal.
***
Çok değil daha bir ay önce…
Yer; İstanbul Havalimanı iç hat gidiş salonunda bir restoran…
Trabzon'a uçmak için alandayım. Yanımdaki masaya Balili geliyor ve bir sigara yakıp kahve ısmarlıyor.
Lig başladığı halde henüz transfer yapmamış. Arkadaşlarıyla konuşuyor. Kulak misafiri oluyorum. Kayseri ya da Sivasspor'a gideceğini söylüyor. Yaklaşık 35 dakika oturuyor ve bu sürede üç tane sigara içiyor. Öyle dudak tiryakisi de değil, sigaranın hakkını da veriyor doğrusu.
Neticede üç haftadır da Sivasspor'da. Ve o 35 dakikaya üç sigara sığdıran Balili, 60 metre deparla o güzel golün ve üç puanın kahramanı oluyor.
Peki Trabzonspor’un bizim kahramanlar nerede?
Masada…
Takım ameliyat masasında, futbolcular hala transfer masasında.
***
İşlerin iyi gitmediği bir gerçek,… İki hafta sonra Galatasaray'a kaybedilirse sekizinci haftada fark sekiz.
Evet Beşiktaş'ın kaybı fazla ama oynadıkları futbol da fazla.
Onlar ümit veriyor bizimkiler S.O.S.
Şirket olundu, borsaya açılındı…
Ancak "açılalım" denirken biraz fazla "saçılındı".
"Parayı bulduk iyileştirme yapalım" dendi.
Tavanı Fatih Tekke haketti, onlar Gökdeniz'i seçti.
"Kişileri iyileştirelim" derken, "kulüp hasta edildi".
Bugün takım ameliyat masasına yatmış…
Futbolcular ise halen transfer masasında kalmış!...
***
Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’ne veda edildi, tüm sorumluluğu Sayın Başkan üzerine aldı.
Bu yıl Şampiyonlar Ligi’ne veda edildi bu kez Sayın Şenol Güneş sorumluluğu üzerine aldı,
Sivas'a kaybedildi, sevgili hocam yine ''Tüm sorumluluk benim'' dedi.
Arkadaşlar, bu başarısızlıklar sorumluluğu üzerine almakla düzelecekse Sivasspor yenilgisinin sorumluluğunu bırakın Mehmet Ongan olarak ben üstleneyim, konu da kapansın.
Gökdeniz'in Trabzonspor'a yaptığı sakata, Szymek'in şanssız sakatlığı eklenince bu sezon adına gelecekten endişe duymamak mümkün mü?
Tabii ki ardarda gelebilecek başarısız sonuçlar hem Yönetim Kurulu’nun kaptanı Atay Aktuğ ve arkadaşlarını, hem de herkesten çok başarılı olmasını dilediğim Teknik Heyet’in Kaptanı Şenol Güneş’i hale getirecek.
Bu endişeleri onlar da duymaktalar ki önce Atay Başkan, şimdi de Şenol Hoca istifa sinyalleri vermeye başladı.
Doğrudur taka su alıyor!...
Başkan’dan, taraftara sorumlu olanlar görevlerini gerektiği gibi yapmazsalar taka batabilir. Ancak, bizim bildiğimiz gemiyi önce fareler terk edermiş, kaptanlar değil!
Hep başkalarının kendini değiştirmesini istiyoruz…
Neden kendimiz değişebilmeyi hiç düşünmüyoruz?
Bunu başarabilirsek bu fırtınalı günler de, bu kaos da aşılır, kimsenin şüphesi olmasın.