Zamanında alınmayan doğru kararlar yüzünden şirketler batar. Trabzonspor da yanlış transfer politikaları, futbolcuyu ‘sen aldın, ben aldım’ kavgaları yüzünden buralara geldi. Bir takımın 24-25 kişilik kadrosu var. Önemli bir oyuncumuzun ayağı kırıldı, diğeri gözü paraya doymamış, aç, görgüsüz, yıllık 2 trilyon ona yetmiyor, telefonlarla bahis oynuyor ve kulübü zor durumda bırakıyor.
Sırf ayağı kırılan Szymkowiak ve Gökdeniz olayı ile iş bitmiyor. Biraz da hocamıza bakalım. Takımda kondisyon yok, sevgi yok, arkadaşlık yok. Futbolcuların kafasında alacakları dolarlar var. Kulübün aldığı bir kredi var, o para Trabzon’u bitirdi.. Futbolcuların kafası da o parada. Bu para bize dağıtılsın da kulüp ne yaparsa yapsın diye düşünüyorlar.
Gelelim transferelere. Trabzonspor’un yönetim kurullarında eskiden beri var; araştırmacı, dışişlerinde başarılı yöneticiler sevilmez. Ankara veya İstanbul’daki yöneticilerin lisan bilmesini ve başarılı olmasını istemezler. Ondan sonra da üç ay dışarda adam gezdirirsin, ala ala Sivas’a giden Petkoviç’in yerine Jeferson’u, 5 milyon dolara Çek Cumhuriyeti’nin gol kralı Jun’u alırsın. Ben gol kralı olduğuna inanmıyorum, her halde ikinci ligde gol kralı olmuş. Ayrıca biz insan olarak çabuk unuturuz, Lange gibi birini 14 milyon marka Trabzon’a kakalayan futbolcunun menajerine, akıllanmadan Jun transfer ettirildi. Bunu aldıran da Şenol Güneş’tir. Eğer Trabzonspor Zurawski alsaydı. Bunlar yaşanmazdı. Bu konuda da Şenol hoca ‘Önce almayın, forvete ihtiyacım yok’ dedi, sonra alel acele 5 milyon dolara Jun aldırdı. Olacağı da buydu.
Trabzonspor’un kadrosu 24 kişi. Eğer bu kadrodan iki kişi sakatlanınca diğer futbolcu oynamayacaksa onlara niye para ödeniyor. Onun için hem hocanın hem de yönetimin acilen şapkalarını önüne koyup düşünmelerini istiyorum. Taraftar isyanda, bu gidişle camiayı da kötü günler bekliyor.