Güney Çevre Yolu Projesi
Kategori : Ali Öztürk
Tarih 21 Temmuz 2000, Cuma…
Yer Arafilboyu, Fatih Parkı önü.
Tanjant Yolu’nun ikinci kısmı (Değirmendere-Meydan arası) trafiğe açılıyor. Açılış törenine bu yola en fazla emek veren Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Sayın Koray Aydın da katılıyor.
Törende ilk olarak dönemin Belediye Başkanı Asım Aykan konuşuyor. Aykan, Tanjant Yolu daha bitmemişken, Sahil Geçiş Yolu yeni başlamışken Koray Aydın’ın önüne Güney Çevre Yolu'nu koyarak şöyle sesleniyor:
"Güney Çevre Yolu son yarım asrın en büyük projesidir. Bu projeyi gündeme getiren eski bakanımız Eyüp Aşık’a teşekkür ederim. Buradan bakanımız Sayın Koray Aydın’a sesleniyorum. Sayın Bakan… Bizim için Tanjant ve Sahil Geçiş Yolu elbette çok önemli. Ancak bizim için Güney Çevre Yolu her şeyden daha önemli. Zira Güney Çevre Yolu yalnızca bir yol projesi değil, kenti güneye açan ve Trabzon’u 1 milyonluk şehir yapacak olan vizyon projesidir. Yolun ihale kararı sizden önceki hükümet tarafından onaylandı. Şimdi yetki sizde. Kale boş, top penaltı noktasının üzerindedir. Size sadece boş kaleye gol atmak kalmıştır. Topa vurunuz ve golü atan isim siz olunuz.. Güney Çevre Yolu'nu başlatınız."
Aykan’ın ardından kürsüye dönemin Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu gelir. Bıçakçıoğlu, Aykan’ın konuşmasına karşı tepki gösterir ve şu ifadelere yer verir:
"Benim bakanım değil boş kaleye, kaleye 11 adam da dikseniz golünü atar. Merak etmeyin."
Kürsüye son olarak dönemin Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın gelir.
Kale ve gol muhabbetine Aydın da katılır.
Aydın, "Bu yolun projesi yok. Projesiz yolu ihaleye çıkartmam. İki yıl içerisinde projesini bitireceğim. Merak etmeyin ihaleye ondan sonra çıkartacağım. Bu iş uzun vadeli bir iştir. Yoksa biz kaleden kaleye bile gol atarız" der.
Koray Aydın, Tanjant’a ve Sahil Geçiş Yolu’na çok büyük mesafeler aldırıp arkasında izler bırakarak gitti. Güney Çevre Yolu’na başlayabilseydi taç giyecekti. Ama başlayamadan gitti. Gün geldi, devran döndü, AK Parti 6 milletvekiliyle üstelik Güney Çevre Yolu konusunda sözler vererek iktidar oldu. Arkasından Bayındırlık Bakanlığı yeniden Trabzon'a nasip oldu. Ne ilginçtir ki Güney Çevre Yolu’nun sembolü sayılan top halen penaltı noktasının üzerinde kaldı.
Topun arkasında Koray Aydın gibi futbol acemisi bir isim değil, futboldan çok iyi anlayan ve penaltı atabilen bir bakanımız var. Şimdi bütün mesele topa vurabilmekte! Üstelik topun direkten dönme riskine karşı hücumda bekleyen 5 de hazır vekil var. Aykan 5 yıl önce Koray Aydın’a yaptığı çağrıyı şimdi kendi bakanına ve kamuoyu önünde yapmalıdır. Bakan Özak'a, "Vur kaleye geri dönerse biz tamamlarız" diyebilmelidir.
Ne yazık ki Bayındırlık ve İskan Bakanımız Sayın Faruk Özak, Güney Çevre Yolu’nu gündeme getirmeye hiç yanaşmamaktadır. 300 milyon dolarlık bu hayal projesine bu kadar para ayırtmasının mümkün olmadığını elbette biliyoruz. Ama mesele o değildir. Mesele 300 milyar da olsa yola başlayabilmektir.
2006 yılı bütçesine konulmayan Güney Çevre Yolu tozlu raflardan indirilmelidir. Bayındırlık Bakanımız bu kente bakanlık borcu olarak bir vefa ödeyecekse, bu ancak ve ancak Güney Çevre Yolu’nu ihale etmesiyle mümkün olabilecektir. Yolun ertelenmesine yönelik eylemler aslında niyetleri de ele vermektedir. "2 yıl içinde projeyi bitirip yola başlayacağım" diyen eski bakan Koray Aydın'ın ömrünün vefa etmediği örnek alınmalıdır. Faruk Bey de Güney Çevre Yolu'na başlamayı bakanlıktaki ömrüyle yarıştırıp kentin bu beklentisini hayal kırıklığına uğratmamalıdır.
Siyaset genelde risk alma ve bazen yokuş tırmanma sanatıdır. Faruk Bey başarılı olmasının yegane yolunun bu iki keyfiyetten geçtiğini asla unutmamalıdır.
Hepinize nice mutlu, huzurlu bayramlar diliyoruz.
Kurban Bayramınız mübarek olsun.