"İki Boyutlu Trabzon Olayları..."
Kategori : Ali Öztürk
Trabzon'da meydana gelen olayları doğru analiz etmedikçe doğru teşhis koyamayız. Dolayısıyla yanlış bilgilendirilen toplumla ortak bir çözüm bulamaz ve geleceğin Trabzon'unu da oluşturamayız.

Trabzon’da yaşadığımız olayları iki kategoride ele almalıyız.

1- Trabzon’un kendi iç bünyesinde gelişen aşayiş olayları
2- Trabzon üzerinde dış merkezli provoke olayları…

Kendi iç bünyemizdeki olaylara şu örnekleri verebiliriz.

a) Prof. Dr. Sadettin Güner cinayeti
b) Doc.Dr Hicabi Cındık cinayeti
c) Mc. Danalds’a yönelik molotoflu saldırı
d) A.Sebatspor Başkanı Veli Sezgin’e yönelik saldırı
e) Doğu Çayocağı’na molotoflu saldırı
f) Fatih ve Gökdeniz’e yönelik saldırı

Yukarıdaki birkaç örnekleme yaptığımız gelişmeler 1990’lı yılların sonlarına doğru kentte öne çıkan fuhuş sektörü ve yan kollarının yarattığı keyfiyetin sonucudur. Sarp Kapısı’nın açılmasıyla başlayan ve bir süre sonra sektörleşen
yabancı uyruklu kadınlara endeksli fuhuş, organize suç olaylarını da beraberinde getirdi. Sektör hayli etli butlu olunca işsizlik bataklığındaki onlarca genc insanı içinde eritti. Gençler Organize suçlara ilgi duyarak birer suç makinelerine dönüştü.

Başlangıçta herkes payına düşene razı gibiydi. Ancak BDT uyruklu kadınlar Trabzon’u terkedip Antalya- Ankara-Bursa – İzmir ve İstanbul gibi illeri tercih edince sektör krize girdi.5 Yılda mantar gibi çoğalan onlarca otel ve çalışanları boşluğa düştü. Bu kez İnsan Ticaretine yönelik girişim başgösterdi.
BDT üyesi ülkelere gidilerek 18-25 yaş arası genç kızlar 500 dolar 1000 dolar maaşla fabrikalarda çalıştırılma vaadiyle Trabzon’a getirildi. Pasaportları ellerinden alınarak otel odalarına mahkum edildi. Kızların aileleri çocuklarından haber alamayınca veya kötü haberlerini alınca olayı uluslararası
insan hakları kuruluşlarına götürdü. Olay öylesine büyüdü ve Trabzon’daki sektör öylesine göze battı ki 2003 yılı Temmuz ayında ABD büyükelçiliği gelişmeye müdahale etti.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Sosyal İşler Ateşesi Chiristina Boiler Trabzon’a gelerek kentte insan kaçakçılığı yapıldığını
yetkililere iletti. Önce farkına varamadık. Ardından İçişleri Bakanlığı’nın baskısıyla polis operasyonlar yapınca işin vehameti ortaya çıktı. Üç- beş otel işletmecisi çıkarıldıkları mahkemede tutuklanınca ve polis de işi sıkı tutunca sektör Trabzon’dan göç etti.Göçeden sektör arkasında adeta bir bataklık bıraktı. Rant önce küçüldü, sonra bitme noktasına geldi. Organize suç sempatizanları birbirini vurma ve küçük
pastanın hakimi olma savaşı verdi. Kendi çocuklarımız bir üstünlük mücadelesi adına kendilerini mahvetti.

Prof. Dr. Sadettin Güner olayı bir hesaplaşmanın hatalı versiyonudur. Aynı şekilde Doc. Dr. Cındık cinayeti de Fatih ve Gökdeniz’e yönelik saldırı da yerel asayişle ilgilidir. Mc. Donalds olayı siyasidir ama yine kent asayişiyle alakalıdır. Veli Sezgin ve Gökdeniz – Fatih olayları ise, organize suç sempatizanlarının artık yeni pazarlara yöneldiklerini göstermektedir. Kentteki işadamlarını, parası olan insanları
korku sarmıştır. Emniyet teşkilatı ise kah yasaları mazeret göstererek, kah önemsemeyerek yetersiz kalmıştır.
Buraya kadar kentin iç dinamikleriyle alakalı boyutu ele aldık.

Bir de dış dinamiklerin Trabzon’da yürütmek istedikleri ikinci boyut var. Yarın onu ele alacağız.