Medyadan Görüntüler / AYTAC K.
Kategori : Konuk Yazarlar
Yazarlarımızın Trabzonspor içerikli yazılarını sürekli olarak takip eden bir okur olarak, kâh acımasız kâh kaygı verici kâh güzel umutlar içinde okuyorum.

Görünen o ki; şu anda Trabzonspor toplumu üzerinde olarak bir umutsuzluk havası esmekte .


Nedenine gelince şu ana kadarki okuduğum yazılarınızda, önceleri teknik heyet konusunda geç kalındığı idi, Lazaroni geldi gündem bu kariyerdeki hoca Trabzonspor’un başına nasıl geçer oldu. Ve bitmeyen karın ağrısı; gelenler yâda gidenler hatta gidemeyenler adına “transfer” oldu.


Bazı kavramlar vardır ki nesnelleştirebilmek için ortak kabul gören neslelerin kullanılması kaçınılmazdır uzunluk kısalık ağırlık hafiflik gibi. Başarının açıklanabilmesi için başarısızlığın belirlenmesi gerekir. Bunlarda varsayılan örnekler ile oluşturulabilir ancak. Mesela daha önceki basarı ve başarısızlıkları merkez noktası alırsak bir sonuç elde tutulur bir gerçeklik oluşur yoksa Real Madrid olsak ne fark eder ki.


Benim de aslında bu konuda karamsar düşüncelerim yok değil hani. Ama bu kaygım sakın olaki oluşan bu medya görüntüsünün bir eseri değil.


İşte size bir medya görüntüsü daha; yazarımız Ergun Ata:


Bu sevda bitmez!


Trabzonspor eski yöneticisi Metin Atasoy, Her yıl Temmuz ayının hafta sonuna denk gelen ilk gününde Trabzonsporlu yakın dostlarını Çatalca’daki çiftliğinde konuk ediyor...


Bakan Faruk Özak’tan Özkan Sümer’e, Şenol Güneş’ten efsane kadronun büyük çoğunluğuna, eski yöneticiler, KTÜ Rektörü İbrahim Özen’den renkli sima Muhittin Öztürk’e, 200 dolayında spor adamı saatlerce Trabzonspor sohbeti yaptı. Davetli olduğunu bildiğimiz Başkan Nuri Albayrak “Yoğun işleri nedeniyle!” olacak, katılmadı.


Özkan Sümer, “Trabzonspor yine de daha fazla konuşulmalıydı, gelinen durum kaygı verici boyutta!”


İbrahim Can, “Korkumuz odur ki Trabzonspor, Eskişehirspor’un durumuna düşecek!”


Serdar Bali, “Asla böyle bir şey olamaz. Eğer olursa efsane kadro olarak bayrağı yeniden ele alırız!”


Muhittin Öztürk’ün, “Başka Trabzonspor yok arkadaşlar, sessiz kalmayın”


Metin Atasoy, “Birilerini yargılama gibi bir düşüncemiz yok, keşke Sayın Başkanımız da burada olsaydı”


Ali Karahasan “Bizim dönemimizdeki Trabzon’un fiziki koşulları şimdiyle kıyaslandığında Trabzonspor açısından bugünkü olumsuzlukların nedenleri görülebilir”


Sonuç: Gerçek Trabzonsporlular açısından, Trabzonsporluluk çok farklı bir olgu. Bunu her yerde her zeminde yaşıyorlar. Sorun varsa çözümü için kafa patlatıyorlar, başarı varsa doyasıya kutluyorlar. 22 yıldır, sadece Türkiye Kupası kaldırarak bu zevki kısmen tadan Trabzonsporlular, son genel kurulda büyük iddia ve söylemlerle gelen Nuri Albayrak’tan çok şey bekliyorlar. Bu özleme son vermesi konusunda o söylemlerle oluşan umudu, son dönemdeki tüm karamsarlığa karşın yitirmiyorlar. Ama Albayrak, Trabzonspor’la ilgili Divan Kurulu Genel Kurulu’nda olduğu gibi böyle anlamlı toplantılara her nedense yoğun işleri nedeniyle ilgi göstermiyor. Oysa bu tutumunun karamsarlığı daha da körüklediğinin farkında olamıyor, Trabzonspor geleneğinden gelen kendisine yakın kişiler de belli ki onu uyarmıyor. Keşke Başkan o akşam orada olsaydı da, insanlardaki Trabzonspor sevdasını görebilseydi. Daha iyi anlardı bu sevdanın bitmeyeceğini. Biz gördük, bu sevda asla bitmez.

Ergun ATA - Fanatik Gazetesi Yazari




Yukarıda isimleri sayılı kişilerin Trabzonspor yönetiminde bulundukları dönemleride yaşama şerefine erişmiş biri olarak unuttukları bir konuya gündeme getirmek istiyorum. Sizin döneminizden bu yana Trabzonspor‘daki sorunların hangisi değişti…


Sadece bu söylemleri yapanların yerleri değişti. Şu andaki siyasetimiz gibi…


Trabzon şehrine kimse gelmek istemiyor. Neden?


Her seçimden sonra bir taraftarın beklentisi, vaat edilsin yada edilmesin her zaman yıldız bir futbolcudur. Bunu kimse inkâr etmesin. Keza bu ve bir çok konu dahil yönetimleri başarısızlıkla sonuçlanmış ve bırakmak zorunda olmuşlardır. Halbuki bu konuda en büyük sorunların başında; Hiçbir futbolcu ya da teknik heyet Trabzon şehrine gelmek istemiyor. Ne yazık ki Kendini geliştiremeyen bir şehir olarak kalmıştır. Var olan bir gerçeklik, Bu takımın bulunduğu şehri aştığıdır. Bunu suçu yönetimin midir? Bu yönetim dâhil bundan önceki yönetimlerin de en büyük sorunu bu değilmiydi. Kimse oturup neler yapabiliriz bunu düşünmedi. Açıkçası bu sizin geleneksel toplantılarınıza bile konu olarak girmemiş görünüyor. Buna eski yöneticiler dâhil hiç kimse temelde ne sorunlarımız var ona bakmıyor. Ha birileri başarıyı yakalasa da bizde sevinsek deniyor. Lafta kalan birçok kelime…


Kızıyorum ve üzülüyorum bu söylemleri duydukça…


Ve sizlerden beklentim nasıl ki başbakanımız memleketine dinlenmeye gittiğinde peşinden medya ordusu ile oana kadar nerde olduğu hatta adı bile bilinmeyen kendi doğduğu köyü bir anda tüm Türkiye gündemine nasıl yerleştirdiğini hatırlayın…


Diyeceksiniz ki bunlar sosyal sorunlar. Biz bu sosyalitenin içinde yaşıyor ve bir sosyal sorun olmasına karşın her nedense Trabzonspor’un temel transfer sorunu oluyor…


Başköşelerde gözümüz yok en azından şehrimizi geliştirebilecek birkaç projenin arkasında olun…


Bu günlerde herkes Ülker grubunun 3 büyüklere yapmış olduğu kıyakları düşünüyor. Bizde mızmızlanan çocuklar gibi tabiri caizse ağladık…


Sorarım size hangi eski yöneticilerimizden biri yâda trabzonspora gönül verenlerden biri arkadaşım ben yapacak olduğunuz transferlerinizin şu kadarını sponsor olacağız. Diye bir destekde bulundu..


Trabzonspor severler sponsor olmak istediniz de hayır mı dediler…


Herkes ama herkes buna benim de içinde bulunduğum tüm taraftarlar da dahil (galip gelmediğimiz tüm maçlarının sonunda takımı yuhalamadan soyunma odasına gönderdiğimiz için. Tek katkımız olan maç biletleri için –fenerbahçenin bilet fiyatlarının yarısı bile değilken - bukadar da yüksek olur mu diye serzenişte bulunduduktan sonra bir fener kadar olamadık diyen taraftar olduğumuz için. Ts clubların yerini bile bilmediğimiz için)