Trabzon’da neler oluyor?
Kategori : Ergun Ata
Büyük vaatlerle iki rakibinin toplamından çok oyla Trabzonspor’a başkan olan Albayrak ve ekibinin, geçen 8 aylık süredeki performansının ortaya çıkardığı tablo, vaatlerin gerçekleşmesi bir yana, kurumun karanlık geleceğe doğru sürüklendiğini gösteriyor.
Gelin bu tabloyu incelemeye transfer çalışmalarıyla başlayalım.
Ocak’ta gelenler: Ahmet, Djokaj, Ö. Rıza, Stepanov, Fatih, Ferhat. Sebat’tan Ali ve Ergin geri çağrıldı. Gönderilenler: Emrah, Volkan, Eller, İbrahim Ege, Jun, Hasan Sönmez, Yavuz, M.Yılmaz.
Son gelenler: Umut, Çağdaş, Murat, Musa, Cem, Ersen, Marcelinho, Mustafa Keçeli ve Musampa. Sebat’tan geri alınan: Ufuk ve Enis. Gidenler: Tayfun, Lee, Adem, Ali Güzeldal, Ergin Keleş, Fatih Tekke, Djokaj, Adem, M. Yılmaz ve Aykut.
Mevcut kadro: Bize göre değil ama kaleci sorunu var diyorlar. Savunmanın sağında ve göbeğinde eksik var, ön libero sıkıntısı varken Adem gönderildi, Sola Lee’nin yerine 3 kişi alındı. Fatih Tekke’nin yerine gelenler, Lazoroni’ye göre dolduracak kapasitede değil ki, son maçta kulübede kaldılar. Sen 19 oyuncu al, 18 oyuncu gönder ve takım son sıralarda yer alsın, bunu başarı diye sun. Lazaroni’ye tazminat maddesi komedisi, Musampa’da menajer yönetici arası karanlık ilişkiler, bedava verilen Djokaj’ın bonservis bedeliyle ilgili kafa karıştıran ve kaybolan faks. Marcelinho’nun 3 yıllık 7.3 milyon euroluk maliyeti, Çağdaş’a nereden çıktığı belli olmayan 750 bin dolarlık bonservis bedeli. Ricardinho’nun, Trabzon’a olası maliyetinin yarısına Beşiktaşlı mal oluşu. Neler, neler. Aktuğ’un başını bir Jun yedi, unutmayın.
Hoca yönetime, yönetim hocaya güvenmiyor. Hoca Brezilya’daki itibarının zedelendiğini düşünüyor! Profesyoneller gidiyor yenisi gelmiyor (defterler limana yani). Başkan yardımcısı İspanya’da 2 hoca ile randevu saatini beklerken, asbaşkan Trabzon’da başkasıyla sözleşme imzalıyor. Yönetici 48 gündür Brezilya’da, Almanya’dan Brezilyalı, İspanya’dan Kongolu alınıyor. Lig sonuncusu bile olan takım 4. hafta ilk galibiyete zorla ulaşıyor. Taraftarlar restleşen kaptanlar organize ediyor, takım, galibiyeti kutlamak isteyen tribünlere gitmiyor, futbolcu ricacı yöneticinin yüzüne kapı kapatıyor. Tribüne giden ve pet şişe yağmuruna tutulan yönetici kaçıyor. Teknik direktörün sahaya sürdüğü kadro da, değişiklikleri de ıslıklanıyor. Kavga sokağa iniyor. Yönetici taraftar tartışması kanlı bitiyor.
Ülker ile ilgili kampanya başlatan taraftara, “Anlaştık” mesajı gönderiliyor, kampanyanın hızı kesiliyor, anlaşmadan haber verilmiyor, İstanbul’daki benzin istasyonunun akıbetinin Trabzon Limanı’na benzemesinden endişe ediliyor.
Sahi Trabzon’da neler oluyor?