"Devletbaba61" ile röportaj!
Kategori : Trabzon Özel
"Trabzon halkını seviyorum, biliyorum ki onlar da beni seviyor. Kimseye kırgın değilim. Ben devlet babayım, herkesi kucaklıyorum. Messenger’daki adresimde ‘Devlet Baba 61’ yazmaktadır. Sevgiye dayalı otoriteden yanayım. Bilgiyi paylaşmayı severim.”

“Bir gazetede benim için ‘Vali 10’da işe geliyor’ diye bir eleştiri yapılmıştı. Ben valilikten eve geldiğimde de mesaime devam ediyorum. Evdeki çalışma odamda telsizim ve telefonum açık vaziyette 24 saat halkın hizmetindeyim. İnsanlar için çalışmak beni yormaz”

Trabzon Valisi Yavuzdemir hem kendisi, hem de yönettiği kent; yani Trabzon adına şehir kronolojisine geçecek ifadeler kullandı. “Vali hükümetler tarafından tayin edilir. Beni bu hükümet tayin ettiği için, hemen AK Partili olduğum söyleniyor” diyerek kendisi hakkındaki siyasi kritiklere giren Yavuzdemir, “Şu anda Türkiye Cumhuriyetinin 81 ilinde valiler görev yapıyor. Bunların arasında daha önceki hükümetlerin atadığı valiler de var. Vali devleti temsil eder. Biz devlet adamıyız. Benim başbakan ya da bir bakana gösterdiğim ilgiden dolayı böyle yakıştırmaların yapılmasını doğru bulmuyorum. İl idaresi kanununda vali, devleti ve hükümeti temsil eder deniliyor” yorumunu yapıyor.

Ahıra bir eşek bağla

Fatih Çekirge ile yaptığınız bir konuşmada Karadeniz kadınının hala sırtında yük taşıdığını söylemiştiniz. Bunu açıklar mısınız?

“Fatih Çekirge beni telefonla aradı ve kadın haklarıyla ilgili konuşmak istediğini söyledi. Olay şuradan kaynaklandı; Birleşmiş Milletlerin kadın ve kız çocukların haklarının geliştirilmesiyle ilgili İçişleri Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen bir programı var. Trabzon temsilcisi bir hanım da bana gelip, bu konuda görüşmüştü. Burada kadın haklarının geliştirilmesi denilince, özellikle Doğu Karadeniz kırsalında kadınların sırtında eşya taşıdıklarını görüyoruz. Bu sadece Doğu Karadeniz’de böyle, bu bölgede yük taşımacılığında hayvan kullanılmıyor. Trabzon’da yaklaşık olarak 50 yıl önce bir üniversite kurulmuş ve eğitim seviyesi oldukça yüksek. Bu nedenle kadınlarımızın hala sırtında yük taşımalarını içimize sindiremiyoruz. Bu benim zoruma gidiyor. Hayvanın taşıması gereken yükü hayvan taşımalıdır. Hayvan haklarını koruma dernekleri var, hayvana bile fazla yük yüklediğin zaman bu dernekler hemen tepki gösteriyor. Artık bu duruma bir son vermeliyiz, yapılması gereken ne ise bunu belirlemek zorundayız. Eğer kırsalda bir yük taşınması gerekiyorsa, oradaki insanların bir ahırı varsa, ineği, koyunu varsa yanlarına da bir eşek bağlamalıdır. Kadınlarımızı artık böyle sırtlarında yükle iki büklüm görmek istemiyoruz. Bu konuda, ‘vali önce yolları yapsın’ diye bir eleştiri almıştım. Biz yolları yapıyoruz, ama bizim yaptığımız yollardan yine kadınların sırtlarında yüklerle geçtiklerini görüyoruz. Bu Mantalite değişmedikten sonra yol yapsanız da yine bir şey değişmez. Erkekler de kadınlarına artık bu şekilde eziyet etmesinler.”

Silah merakına devam

Karadenizlilerin silaha olan merakını biliyorsunuz. Geçen yıllar içerisinde silah ruhsatı talebinde bir azalma oldu mu?

“Karadenizlinin silaha olan merakı devam ediyor. Bu sevginin karşısında durmak mümkün değil. Profesör, doktor, öğretmen gelip benden silah ruhsatı istiyor. Toplumun her kesiminden silah ruhsatı talebi var. Bu kadar talebin karşısında vali olarak sadece benim durmam yeterli değil. Modern toplumlarda silah pek hoş karşılanmaz. Karadeniz’de yerleşim dağınık olduğu için vatandaş güvenliğini sağlamak için istediğini söylüyor. Biz devlet olarak zaten vatandaşımızın güvenliğini sağlıyoruz. Ama silah ruhsatı almasında yasal bir engel yoksa ve vatandaş talepte bulunuyorsa ben taktir yetkimi vatandaşın lehine kullanıyorum. Silah ruhsatı isteyen vatandaşa ben sana ruhsat vermiyorum dersen buna bir sebep göstermek zorundasınız. Ruhsatlı silahla işlenmiş suçların istatistiki oranı ise yüzde 1 buçuk civarındadır. Bu son derece düşük bir orandır. Ama bu kadar silahlanma toplumun huzurunu bozacak duruma gelirse o zaman verdiğimiz gibi geri alırız.”

Raylı sistem ve Metro

Tam yetkili olsanız Trabzon’un trafik sorununu çözmek için neler yapardınız?

“Trafiği düzenleme yetkisi Belediyelere verildi. Benim şahsi düşüncem, bu yetki il trafik komisyonunda kalmalıydı. Belediyeler siyasi yerlerdir. Bu konuda alacakları kararlar belediyeyi olumsuz etkileyebilir. O nedenle belediye başkanları bu konuda yavaş hareket etme durumunda kalıyor, hızlı karar alamıyorlar. Ben bu konuda tam yetkili olsaydım Uzun Sokağı çoktan taşıt trafiğine kapatmıştım. Meydan’ı da boşaltırdım. Trabzon’un bir İç Anadolu kenti gibi geniş caddeleri yok. Belediye gerekli yerlerle bir an önce görüşüp Meydan’dan kalkan araçların sahilden ya da tanjanttan kalkmaları sağlanmalıdır. Ve halkta 100-150 metre yürüyerek otobüs ve ya dolmuşa binmeyi normal karşılamalıdır. Toplu taşımacılık konusunda özellikle Akçaabat, Yomra ve Havaalanı, Beşirli istikametinde bir raylı sistem hatta metro bile olması gereklidir. Bütün bunlar için belediyemizin dış kaynaklı kredi bulması gereklidir. Eğer böyle bir kredi bulunursa bu projeler hayata geçirilir diye düşünüyorum, artık Trabzon’da toplu taşımacılığa bir an önce geçmek lazım.

Size göre Trabzon’un ana sorunları nedir?

“Trabzon’un ana sorunları olarak ilk başta içme ve kullanma suyu geliyor. Atasu barajı bir an önce tamamlanmalı ve Trabzon’a kesintisiz su verecek proje hayata geçirilmelidir. Trabzon’da yapılaşma son derece kötü, Boztepe’ye çıktığınız zaman şehrin çarpık kentleşmesini görebiliyoruz. Belediye bundan sonraki yeni yerleşim alanlarında planlı yapılaşmayı sağlarsa bu gelecek için iyi olur diye düşünüyorum. Bunların dışında birde Trabzon’da yeteri kadar turizm kültürü gelişmemiş. Doğu Karadeniz Bölgesinde turizm’den para kazanmayı öğrenmemiz lazım. Bölgenin geleceğinde turizm yatmaktadır. Bugün insanlar turizm konusunda deniz ve kum dışında başka arayışlar içerisine girmektedir. Bölgenin yaylaları turizme açılabilir. Buralarda alt yapıyı hızla oluşturmamız lazım. Trabzon’un en önemli sorunlarından birisi de katı atıkların değerlendirilmesidir. Zorda olsa bu sorunu çözmek üzereyiz. Ocak ayından sonra Trabzon çöp depolama sitemi faaliyete geçirilecek.”

Bastonu güvenliğe verdim

Son günlerde basında yer alan bir Milletvekilinin uçağa silahla binmesi olayını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Bu olaya etik olarak bakmak lazım, topluma örnek olan insanların bu konulara daha çok dikkat etmesi gerekmektedir. Vali olarak benim de silahım var, çıktığım seyahatlerde silahımı yanıma almam. Ama silahımı yanımda götürüyor olsam dahi, gerekli yerlerde güvenlik mensuplarına bırakmam lazım. Bu olaylarla ilgili müfettişle bir anım olmuştu. Şöyle ki; Hakkari’ye gitmiştim, oranın Emniyet Müdürü bana bir baston hediye etmişti. Ağaçtan yapılmış ve işlemeleri olan bir bastondu. Uçağa bineceğim sırada kontrol kapısından geçerken elindeki hediye baston alarm verdi. Oradaki görevli bana bastonu yanıma alamayacağımı söyledi. Bende bastonun ağaçtan olduğunu ve hediye edildiğini söyledim. Ama görevli bastonun kılıç baston olduğunu söyledi ve bastonu çekince içinden 50 santimetre uzunluğunda kılıç çıktığını görünce çok şaşırmıştım. Benim böyle bir şeyden haberim yoktu, ben onu ağaçtan, işlenmiş bir baston sanıyordum. Ve ben o bastonu görevliye teslim ettim.”

İhale yasası değişmeli

Doğalgaz boru hattında son durum nedir. Bu konuda bazı sorunlar yaşandığını biliyoruz. Trabzon ne zaman doğalgaz’a kavuşacak?

“Kamu ihale yasasından şikayetçiyim. Bir işin yaklaşık olarak maliyet analizinin yapılması gerektiğine inanıyorum. Bir firma ortaya çıkan maliyetin altında fiyat veriyorsa ihale kesinlikle ona verilmemelidir. Eğer maliyetin altında fiyat veren firmaya ihale verilirse, o firma bu işin altından kalkamıyor. Trabzon’a gelecek olan Botaş’ın doğalgaz boru hattındaki duraklamanın nedeni budur. Bu ihaleyi alan Müteahhit fazla kırım yapmıştır ve şimdi altından kalkamıyor. Müteahhit’in bu tutumu yüzünden ve kamu ihale yasasının bu özelliğinden dolayı Trabzon doğalgaz’a kavuşmakta 1 yıl daha gecikecek. Bir insan bir ilin kaderiyle böyle oynayabiliyor. Kamu ihale yasasında, ihale komisyonlarına tam yetki verilmesinden yanayım. Bu komisyonlara yetki verilirken, komisyonda bulunanların ve yakınlarının mal beyanının alınması iş bittikten sonra da mal beyanlarının tekrar edilmesi gerekmektedir. Orada geçen dönemde komisyon üyeleri veya yakınlarının mallarında bir fark ortaya çıktığında o zaman farkın hesabı sorulmalıdır. Şu andaki kamu ihale yasası hızımızı kesmektedir.”

Rahat izlediğim tek maç

Hangi takımı tutuyorsunuz?

Trabzonspor’un içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? “En büyük Trabzon başka büyük yok. Ama Trabzonspor’un özellikle son zamanlardaki durumu bizi çok üzüyor. Hemen hemen bütün maçlarına gitmeye gayret ediyorum. Ama Avni Aker’de şöyle keyifle izlediğim bir maçını hatırlamıyorum. Hep diken üstünde duruyorum, acaba kontra bir gol mü yiyecek diye. Trabzonspor’un en rahat izlediğim maçı, Galatasaray’ı Avni Aker’de 3-1 yendiği maç oldu. Bana göre Trabzonspor’un sıkıntısı gol bölgelerinde etkili olamamasından kaynaklanıyor. Son vuruşlarda etkili olamıyor. Fatih Tekke’yi arıyoruz. Çünkü Fatih Tekke üç topla buluştuğunda birini gol’e çeviriyordu. Burada seyircinin etkisi de var. Trabzon seyircisi çok sabırsız, takımını 90 dakika desteklemesi lazım. Trabzonspor iyi oynayamadığı zaman rakip takımı alkışlamaya kalkıyor. Seyirci anlık tepkiler veriyor. Bu yanlıştır. Eğer Bir takımı destekliyorsak son dakikaya kadar desteğimizi sürdürmek zorundayız.”

Edebiyatla aranız nasıl? Kitap okumaya vakit bulabiliyor musunuz? Beğendiğiniz şairler var mı?

“Edebiyatı severim. Ben, Konya Erkek Lisesi ‘6 edebiyat B’ bölümü mezunuyum. Şiire karşı ilgim var, şiir okumayı severim. Cahit Sıtkı Tarancı ve Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirlerini severim. Cahit Sıtkı’nın ’35 yaş’ şiiri çok güzeldir. Mesleki kitapların dışında başka kitap okuyamıyorum. İdareci olduğumuz için Kamu yönetimi konusunda ve Meclisin çıkardığı kanunları takip ediyorum.

Bu ders konusudur

Sizce bir mülki amir nasıl olmalıdır? Bunun bir tanımı var mıdır?

“Bize kaymakamlık kursunda, ‘mülki amir de olması gereken özellikler’ adı altında ders verilir. Bir mülki amir öncelikle halk adamı olmalı, halkla iletişimi kopuk olmamalı. İkincisi karar verme sürecinde bir mülki amir hızlı hareket etmelidir. Vereceği ani kararlarda tam donanımlı olmalıdır. Mülki amir verdiği karardan dönmemelidir. Bunların dışında, mülki amir verim artırıcı olmalıdır. Bal yapmayan arı konumunda olmamalıdır. Tutum ve davranışlarıyla toplumda örnek olmalıdır. Kamu oyunun taktiri ve beğenisini kazanacak şekilde davranmalıdır. Bunlar olmazsa olmazlardır.”

Ben bu ilçeyi nasıl yöneteceğim

Çok genç yaşta kaymakam olunuyor. Bunun dezavantajları var mı?

“21 yaşında Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim, 3 yıl kaymakamlık stajı yaptım. 24 yaşında bir ilçeyi yönetecek asil kaymakam oldum. İlk atandığım ilçe’de babam yanımda gelmişti. İlçe bana çok büyük görünmüştü ve ben, ‘ya baba ben bu ilçeyi nasıl yöneteceğim’ demiştim. Yani biraz korkmuştum. Ama insan zamanla gerekli donanıma kavuşuyor. İdarecilik yetenekleri gelişiyor. Köprübaşı, Düzköy, Hayrat gibi ilçelere kuradan kaymakamlar geldiği için, vatandaş bunlara çocuk gözüyle bakıyor. Kaymakamlar da böyle küçük ilçelerden başlıyor, daha sora tecrübesi artıkça büyük yerlere veriliyor. Örneğin, Maçka’yı 3.’üncü bölgeye aldığımız için oraya gelecek olan kaymakamın en az 12 yıllık tecrübesi olacak. Daha önce Maçka’ya kaymakam kuradan geliyordu.”

Röportaj / Kaynak: Kuzey Ekspres Gazetesi